Ailevi Akdeniz Ateşi

FMF (FAMİLİAL MEDİTERRANEAN FEVER=AİLEVİ AKDENİZ ATEŞİ)

FMF (Ailevi Akdeniz Ateşi) hastalığı nedir?
Ateş, karın zarında iltihap (peritonit), akciğer zarında iltihap (plörit), eklem zarında iltihap (sinovit) ve nadiren kalp zarında iltihap (perikardit ), beyin zarında iltihap ile ortaya çıkan, zaman zaman tekrarlayan ataklarla seyreden bir hastalıktır. Kendiliğinden 24- 72 saat içinde düzelir ama daha uzun süre de devam edebilir. Bir süre sonra aynı tablo tekrar eder.

Bu hastalıkta ne gibi şikayetler olur? Hangi tetkikler yapılır?
Genellikle hastalar tekrarlayan karın ağrısı şikayetleri ile başvururlar, bazen de ayak bileğinde veya dizde ağrı-şişme ve geçici bir pembe renkli döküntü ile başvururlar.
Yapılan muayenede karına el değdirilmeyecek kadar hassastır ve el aniden karından çekilirse şiddetli ağrı oluşur (rebound) ve laboratuar tetkiklerinde kanda (lökosit yüksekliği, sedimantasyon yüksekliği, CRP yüksekliği, fibrinojen yüksekliği) bazı değerler yüksek bulunabilir. Bu sonuçlar hastalığa özgün değildir. Diğer hastalıklardan ayırabilmek için Batın USG veya Batın Tomografisi çekilebilir.

Tanı nasıl doğrulanır?
Kolşisin tedavisi ile FMF ağrıları geriler. Bu tedavi bir bakıma teşhisi doğrulamaya da yardımcı olur. Ağrısız dönemde; ağrılı dönemde yüksek çıkan kan tahlilleri normale döner.
Tekrarlayıcı olması tanıyı kolaylaştırır.
İlk kez bu şikayetle gelen hastanın aile hikayesinde de yoksa akut batın sendromu sanılabilir. Yani akut apendisit veya diğer karın içi acil peritonit yapan durumlarla karışabilir ve ameliyat yapılabilir. Ameliyat sonrası bir patoloji bulunamazsa akla gelir.
FMF tanısı ile sonuçlanan vakaların yaklaşık %19,2’sinin apendektomi( Apendisit ameliyatı) ve %1.9’unun da kolesistektomi ( safra kesesi ameliyatı) operasyonu geçirmiş olduğu bildirilmektedir.

Kalıtsal mıdır?
Evet. Otozomal ressesif geçişlidir. Hasta bireyin anne ve babası zorunlu taşıyıcıdır. Otozomal dominant geçen vakalar da bildirilmiştir.
FMF’li olgularda en sık görülen M694V mutasyonu MEFV geninde 2080. nükleotitte (694. aminoasit) valinin metiyonin ile yer değiştirmesine neden olmaktadır. M694V mutasyonunu taşıyan FMF hastalarında kronik böbrek yetmezliği ile sonuçlanan amiloidoza gidiş oranı %55 olarak bildirilmiştir.
Ailede varsa tanısı daha kolay olmaktadır. Ama otozomal resesif geçişli bir hastalık olduğundan ailede hasta birey olmadan da olabilir.

FMF taşıyıcılığı ve akraba evliliği oranı yüksek olan toplumlarda çocuklar taşıyıcı veya hasta olarak dünyaya gelmektedir. Eğer anne ve baba mutasyonu heterozigot olarak taşıyorsa bir sonraki nesilde hasta bireyin dünyaya gelme ihtimali %25, taşıyıcılık oranı %50 iken sağlıklı birey olma olasılığı %25’dir.

Ülkemizdeki sıklığı nedir?
Ülkemizde %20 taşıyıcı, %0,1’de hasta vardır

Tanı kriterleri nelerdir?
(Tel-Hashomer kriterleri):

Major kriterler:
1. Poliserozit ve tekrarlayan ateş atakları
2. Başka bir nedeni olmayan AA tipi amiloidoz
3. Sürekli kolşisin tedavisine olumlu yanıt

Minör kriterler
1. Yineleyen ateşli ataklar
2. Erizipel benzeri döküntü
3. Birinci derecede akrabada FMF olması

Kesin tanı:
2 major veya 1 major + 2 minör kriter

Olası tanı:
1 major + 1 minör kriter

Türkiye’mizde tanı yaşı nedir?
Türk FMF Çalışma Grubu’nun 35 merkezde 2838 vakalık çalışmasında Türk popülasyonunda FMF hastalığının başlangıç yaşının ortalama 9,6, tanı koyma yaşının ise 16,4 olduğu tespit edilmiştir. İleri yaşta (>40 yaş) başlaması nadirdir.
Bu çalışmanın en çarpıcı sonuçlarından birisi de, bu hastalığın tanısının yaklaşık 7 yıl gecikme ile konulduğunun görülmesidir.

Genetik tanı nasıl konur?
MEFV geninin tamamı DNA dizi analizi ile incelenebilmektedir. Değişik yayınlarda 400’den fazla mutasyon tanımlanmıştır. FMF tanısı konan hastaların ancak %99’unda mutasyon saptanabilmektedir.
Ülkemizde taşıyıcılık oranı (%20) oldukça fazladır ve hiçbir şikayeti olmayan kişilerin de hastalıkla ilişkili bir mutasyonu taşıma olasılığı yüksektir.

En sık rastlanan 5 mutasyon olan M694V, M680I, M694I, V726A ve E148Q mutasyonları % 80- 85 tanı değerine sahiptir. PCR, RFLP yöntemi ile 12 mutasyon araştırılması halinde %85, 40 mutasyon araştırılması halinde %85- 90 tanı konabilir. PCR, dizileme yöntemi kullanılarak yapılan tüm gen analizi ile %90 ve üstünde tanı koyma ihtimali vardır

FMF’in korkulan komplikasyonu nedir?
FMF amiloidoz denilen bir hastalığa neden olur. Amiloid bir çeşit anormal proteindir. Böbrekler başta olmak üzere tüm iç organlara çökebilir. Böbrek yetersizliğine neden olabilir. Bu komplikasyonla karşılaşmamak için devamlı tedavi etmek gerekir

Tedavi
FMF tedavisi- ilk kez bir Türk doktorun kullandığı- Kolşisin ile yapılır. Çiğdem bitkisinden elde edilmiştir.
Kolşisin kullanan hastalar hiç atak geçirmezler veya eskisinden çok daha hafif atak geçirirler. Sadece atak döneminde kullanılmamalıdır, devamlı kullanılmalıdır

Kolşisin’in başka faydası var mıdır?
FMF ‘in korkulan komplikasyonu olan amiloidoz gelişimini de önleyebilir.

Kolşisin’in yan etkileri nelerdir?
Kolşisin kullanan hastalarda bazen ishal görülür. Bu durumda ilaç dozunu düşürmek veya bir süre için kesmek gerekebilir. Yan etkisinden dolayı kolşisini kesmek zorunda kalan hasta sayısı çok azdır. Diğer yazılan yan etkileri ( Kas-sinir iltihapları, B12 vitamini yetersizliği, trombsoit ve lökosit sayısında düşme, saç dökülmesi, sperm sayısında azalma, aşırı duyarlılık reaksiyonları) nadir görülürler. Kolşisinin kısırlık yaptığı kanıtlanamamıştır. Amiloidoz riskini azaltan en etkili ilaç olduğu unutulmamalıdır.

Yrd.Doç.Dr Yavuz FURUNCUOĞLU