Kansızlık

KANSIZLIK HASTALIĞINA (ANEMİ) YAKLAŞIM

Anemi(kansızlık): Alyuvarların (eritrosit) ve hemoglobin miktarının cinse ve yaşa göre olması gereken değerden %10 daha az olması olarak tanımlanır.
Derecesine göre hafif (Hb>9g/dl), orta ( Hb:6-9g/dl) ve ağır (Hb<6g/dl) olarak sınıflandırılır.
Anemi genellikle altta yatan bir hastalığın bulgusudur. Dolayısıyla kendisi tek başına bir tanı değil, araştırılması gereken bir tablodur. Örneğin: Anemi nedeni demir eksikliğinden olabileceği gibi vitamin eksikliklerinden (B12- folik asit) de veya başka hastalıklardan ( hemolitik anemi vs) da kaynaklanabilir. Daha da önemlisi bu eksikliklerin tespit edilmesiyle de her şey bitmez. Bunların neden eksik olduğunu da ( mide- barsak hastalığı- tümör, ülser, adet bozuklukları vs) araştırmak gerekir.
Bu çabanın nedeni doğru tanı konulmasının sağlanmasıdır. Doğru tanı ile tedavi de daha kolay hale gelir.
Bazı hastalarda anemi tanısı hastanın yüzüne bakılarak konulabilir. Bazen ise hastanın cilt rengi aldatıcı olabilir.
Teşhiste en önemli bulgu hastanın kan tahlilinin yapılmasıdır. Kan sayım cihazı ( Hemogram sayımı)ile hemoglobin (Hb) değerine bakarak tanı konur. Eritrosit sayısı veya hematokrit (Hct) değeri de bu amaç için kullanılabilir.
Bu değerler bazı durumlarda olduğundan farklı çıkabilir. Örneğin plasmanın arttığı durumlarda (gebelik, kalp yetersizliği gibi ) yalancı anemi tanısı konulabilir. Bunun tersine su kaybının olduğu durumlarda (yanık, aşırı ishal vs) ise hemoglobin ve hematokrit değeri yalancı olarak yüksek bulunabilir.
Normal bir insanı yatağa 1 saat yatırmakla Hct değeri %7 düşebilir. Tekrar ayağa kaldırdığımızda 15- 20 dakika içinde tekrar aynı miktarda aratabilir. Bu durumları göz önünde bulundurmak gerekebilir.
Anemi nedenini araştırırken hastanın başından geçenleri ve şikayetlerini ayrıntılı olarak dinlemek gerekir.
Hastanın beslenme durumu, vejeteryan olup olmadığı, dışkısının rengi, idrarının rengi, doğum sayısı, toprak yeme gibi bir alışkanlığının olup olmadığı, kullandığı ilaçlar, mesleği, yaşadığı bölge, birinci derece akrabalarında kansızlık olup olmadığı, vücutta çürüklerin olup olmadığı, kanamalarının uzayıp uzamadığı gibi birçok soru sorulmalıdır.
Gereğinde jinekolojik muayene yaptırılmalıdır

Klinik belirti ve bulgular:
Kısa sürede kansızlık gelişmişse ciddi şikayetlere neden olurken, uzun dönemde yavaş olarak gelişen vakalarda ise silik şikayetler bulunmaktadır. Yaşlılarda daha farklı şikayetler (kalp ağrısı gibi) ile ortaya çıkabilmektedir.

. Özellikle hareketten sonra yorgunluk, nefes darlığı, çarpıntı
. Ağır anemili hastalarda istirahat halinde de şikayetler vardır
. Halsizlik
. Baş ağrısı, baş dönmesi
. Kulak çınlaması
. Baygınlık hissi, bayılma
. Üşüme
. Damar tıkanıklığı olanlarda göğüs ağrısı, yürürken bacaklarda ağrı ve kalp yetersizliği bulguları
. İştahsızlık, hazımsızlık, bulantı
. Uykuya doymama, sabah erken kalkamama
. Adet kanamalarının azlığı veya çokluğu
. Erkeklerde libido azalması
. İdrar renginde değişme, dışkının siyah gelmesi
. Solukluk
. Tırnaklarda düzleşme, soluklaşma, kolay kırılma, çukurlaşma (kaşık tırnak)
. Dilde düzleşme veya kızarma
. Diş etlerinde büyüme
. Saç dökülmesi
. Denge bozuklukları, el ve ayakta uyuşma
. Toprak yeme, kireç yeme, buz yeme vs. gibi normalde yenmesi alışkanlık olmayan nesnelerin yenmesi

Laboratuar yaklaşımı
Kan sayımı (hemogram) ve periferik yayma (kanın mikroskop altında incelenmesi ) yapılmalıdır. Buradan çıkan sonuca göre ileri tetkik istenmelidir. Öncelikle tanı koyulmaya çalışılmalı bunun için demir, demir bağlama kapasitesi, vitamin b12, folik asit düzeyi, dışkıda gizli kan, ferritin düzeyi, retikulosit sayımı, üre, kreatinin, LDH, ast-alt, bilurubin düzeyleri, idrar tahlili, kemik iliği incelemesi vs. gibi hastasına göre istenebilecek ileri tetkikler istenmelidir. Gerekirse ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi, gastroskopi, kolonoskopi gibi daha özel tetkiklere de başvurulmalıdır.
Unutulmaması gereken kural ‘’Önce teşhis sonra tedavi’’ dir.

Tedavi yaklaşımı
Aneminin nedeni ortaya konulunca ona özel tedavi yapılmalıdır. Yani anemi tespit edilir edilmez körlemesine ilaç verilmemelidir. Aneminin derecesi ve hastanın klinik durumu kötü olmadıkça kan nakline gerek yoktur. Örneğin Hb:5.5g/dl ve kanaması halen devam eden hastaya kan verilmelidir ama aynı hemoglobin değerinde olan ve kronik demir eksikliği anemisi olan bir hastaya kan verilmemelidir.

Yrd.Doç.Dr Yavuz FURUNCUOĞLU